Home » Akon Feat. Colby O’Donis & Kardinal Offishall – Beautiful İngilizce Şarkı Sözleri Türkçe Anlamları | Die Website, die die umfassendsten Musikakkorde bietet

Akon Feat. Colby O’Donis & Kardinal Offishall – Beautiful İngilizce Şarkı Sözleri Türkçe Anlamları | Die Website, die die umfassendsten Musikakkorde bietet

Akon Feat. Colby O’Donis & Kardinal Offishall – Beautiful İngilizce Şarkı Sözleri Türkçe Anlamları

Suchen Sie nach einem Thema Akon Feat. Colby O’Donis & Kardinal Offishall – Beautiful İngilizce Şarkı Sözleri Türkçe Anlamları, richtig? Wenn ja, dann kannst du es dir gleich hier ansehen.

Akon Feat. Colby O’Donis & Kardinal Offishall – Beautiful İngilizce Şarkı Sözleri Türkçe Anlamları | Viele andere Song-Akkorde findest du hier



When I see you
– Seni gördüğümde
I run out of words to say (oh, oh)
– Kelimeler dışında (oh)söylemek için koştum, oh
I wouldn’t leave you
– Sizi bırakmam
‘Cause you’re that type of girl to make me stay (oh, oh)
– Çünkü sen kalmamı sağlayacak türden bir kızsın (oh, oh)

I see the guys tryna’ holla
– Ben çocuklar tryna’ holla bakın
Girl I don’t wanna bother you
– Kız seni rahatsız etmek istemiyorum
‘Cause you’re independent and you got my attention
– Çünkü sen bağımsızsın ve dikkatimi çektin.
Can I be your baby father?
– Küçük baban olabilir miyim?
Girl I just wanna show you
– Kız sadece sana göstermek istiyorum
That I love what you are doin’, huh
– Ne seni olduğun gibi seviyorum’ demek

I see you in the club
– Seni kulüpte görüyorum.
You gettin’ down good
– İyi gidiyorsun
I wanna get with you, yeah
– Seninle olmak istiyorum, Evet
I see you in the club
– Seni kulüpte görüyorum.
You showin’ thugs, love
– Haydutlar gösteriyorsun, aşkım.
I wanna get with you
– Seninle olmak istiyorum

You’re so beautiful
– Çok güzelsin
So damn beautiful
– Çok güzel
Said you’re so beautiful
– Çok güzelsin dedi
So damn beautiful
– Çok güzel

You’re so beautiful
– Çok güzelsin
Beautiful
– Güzel
Beautiful
– Güzel
Beautiful
– Güzel
You’re so beautiful
– Çok güzelsin
Beautiful
– Güzel
Beautiful
– Güzel
Beautiful
– Güzel
You’re so beautiful
– Çok güzelsin

Like the clouds, you
– Bulutlar gibi, sen
Drift me away, far away (yeah)
– Beni Uzaklaştır, uzaklara (Evet)
And like the sun, you
– Ve güneş gibi, sen
Brighten my day, you brighten my day (yeah)
– Günümü aydınlat, günümü aydınlat (Evet)
I never wanna see you cry, cry, cry
– Asla ağladığını görmek istemiyorum, ağla, ağla
And I never wanna tell a lie, lie, lie
– Ve asla yalan söylemek istemiyorum, yalan, yalan
Said I never wanna see you cry, cry, cry
– Hiç ağladığını görmek, ağlamak, ağlamak istiyorum ” dedi
And I never wanna tell a lie, lie, lie
– Ve asla yalan söylemek istemiyorum, yalan, yalan

I see you in the club
– Seni kulüpte görüyorum.
You gettin’ down good
– İyi gidiyorsun
I wanna get with you, yeah
– Seninle olmak istiyorum, Evet
I see you in the club
– Seni kulüpte görüyorum.
You showin’ thugs, love
– Haydutlar gösteriyorsun, aşkım.
I wanna get with you
– Seninle olmak istiyorum

You’re so beautiful
– Çok güzelsin
So damn beautiful
– Çok güzel
Said you’re so beautiful
– Çok güzelsin dedi
So damn beautiful
– Çok güzel

You’re so beautiful
– Çok güzelsin
Beautiful
– Güzel
Beautiful
– Güzel
Beautiful
– Güzel
You’re so beautiful
– Çok güzelsin
Beautiful
– Güzel
Beautiful
– Güzel
Beautiful
– Güzel
You’re so beautiful
– Çok güzelsin

Kardinal told you
– Kardinal söyledi
Whether the sky blue or yellow
– Gökyüzü mavi veya sarı olsun
This fella ain’t that mellow
– Bu adam o kadar yumuşak değil mi
If it ain’t about you (you)
– Eğer seninle ilgili değilse (sen)
Hourglass shape make the place go (oh)
– Kum saati şekli yer gitmek yapmak (oh)
Waistline makes my soldier salute
– Bel benim asker selamı yapar
I’ma brute (brute)
– Ben kaba (kaba)

High from your high heel game
– Yüksek topuk oyunundan yüksek
High heels push up ya a- last name
– Yüksek topuklu push up ya a – soyadı
And you livin’ in the fast lane
– Ve sen hızlı şeritte yaşıyorsun
Eyes like an angel (goddess)
– Bir melek gibi gözler (tanrıça)
Watch my yellin’ as she undress
– Soyunurken bağırışımı izle

Spotless, heartless, bad to the bone
– Lekesiz, kalpsiz, kemiğe kötü
Make me wanna go put me in the triple-X zone (zone)
– Beni triple – x bölgesine koymak istiyorum (bölge)
Lames don’t know how to talk to you
– Lames seninle nasıl konuşacağını bilmiyor
So let me walk with you, hold my hand
– Bu yüzden seninle yürüyeyim, elimi tut
I’ma spend them grands, but after you undress
– Büyükanneleri harcayacağım, ama soyunduktan sonra
Not like a hooker, but more like a princess
– Bir fahişe gibi değil, daha çok bir prenses gibi
Queen, empress, president
– Kraliçe, İmparatoriçe, Başkan
Pull anywhere you go on Earth
– Yeryüzünde nereye giderseniz gidin çekin
‘Cause you’re beautiful (okay?)
– Çünkü sen güzelsin (tamam mı?)

I see you in the club
– Seni kulüpte görüyorum.
You gettin’ down good
– İyi gidiyorsun
I wanna get with you (ooh, yeah)
– Seninle olmak istiyorum (ooh, Evet)
I see you in the club
– Seni kulüpte görüyorum.
You showin’ thugs, love
– Haydutlar gösteriyorsun, aşkım.
I wanna get with you
– Seninle olmak istiyorum

You’re so beautiful
– Çok güzelsin
So damn beautiful
– Çok güzel
Said you’re so beautiful
– Çok güzelsin dedi
So damn beautiful
– Çok güzel

You’re so beautiful
– Çok güzelsin
Beautiful
– Güzel
Beautiful
– Güzel
Beautiful
– Güzel
You’re so beautiful
– Çok güzelsin
Beautiful
– Güzel
Beautiful
– Güzel
Beautiful
– Güzel
You’re so beautiful
– Çok güzelsin

Where’d you come from?
– Nereden geldin?
You’re outta this world to me (ohh-ohh)
– Sen benim için bu dünyanın dışındasın (ohh-ohh)
You’re a symbol of what ev’ry beautiful woman should be (oooh wee, ohh-ohh)
– Sen her güzel kadının ne olması gerektiğinin bir sembolüsün (oooh wee, ohh-ohh)

I never wanna see you cry, cry, cry (you cry)
– Asla ağladığını görmek istemiyorum, ağla, ağla (ağla)
And I never wanna tell a lie, lie, lie (oh yeah)
– Ve asla yalan söylemek istemiyorum, yalan, yalan (oh evet)
Said I never wanna see you cry, cry, cry (ohhhh)
– Asla ağladığını görmek istemediğimi söyledi, ağla, ağla (ohhhh)
And I never wanna tell a lie, lie, lie (lieee)
– Ve asla yalan söylemek istemiyorum, yalan, yalan (lieee)

I see you in the club
– Seni kulüpte görüyorum.
You gettin’ down good
– İyi gidiyorsun
I wanna get with you (ooh, yeah)
– Seninle olmak istiyorum (ooh, Evet)
I see you in the club
– Seni kulüpte görüyorum.
You showin’ thugs, love
– Haydutlar gösteriyorsun, aşkım.
I wanna get with you
– Seninle olmak istiyorum

You’re so beautiful
– Çok güzelsin
So damn beautiful
– Çok güzel
Said you’re so beautiful
– Çok güzelsin dedi
So damn beautiful
– Çok güzel
You’re so beautiful
– Çok güzelsin

Weitere nützliche Informationen finden Sie hier: Weitere Informationen

Akon Feat. Colby O’Donis & Kardinal Offishall – Beautiful İngilizce Şarkı Sözleri Türkçe Anlamları und Suchanfragen zu diesem Thema

#Akon #Feat #Colby #ODonis #Kardinal #Offishall #Beautiful #İngilizce #Şarkı #Sözleri #Türkçe #Anlamları

Akon Feat. Colby O’Donis & Kardinal Offishall – Beautiful İngilizce Şarkı Sözleri Türkçe Anlamları

>>Weitere nützliche Informationen von uns finden Sie hier: Hier ansehen.

Überprüfe die Informationen zum Thema Akon Feat. Colby O’Donis & Kardinal Offishall – Beautiful İngilizce Şarkı Sözleri Türkçe Anlamları noch einmal



When I see you
– Seni gördüğümde
I run out of words to say (oh, oh)
– Kelimeler dışında (oh)söylemek için koştum, oh
I wouldn’t leave you
– Sizi bırakmam
‘Cause you’re that type of girl to make me stay (oh, oh)
– Çünkü sen kalmamı sağlayacak türden bir kızsın (oh, oh)

I see the guys tryna’ holla
– Ben çocuklar tryna’ holla bakın
Girl I don’t wanna bother you
– Kız seni rahatsız etmek istemiyorum
‘Cause you’re independent and you got my attention
– Çünkü sen bağımsızsın ve dikkatimi çektin.
Can I be your baby father?
– Küçük baban olabilir miyim?
Girl I just wanna show you
– Kız sadece sana göstermek istiyorum
That I love what you are doin’, huh
– Ne seni olduğun gibi seviyorum’ demek

I see you in the club
– Seni kulüpte görüyorum.
You gettin’ down good
– İyi gidiyorsun
I wanna get with you, yeah
– Seninle olmak istiyorum, Evet
I see you in the club
– Seni kulüpte görüyorum.
You showin’ thugs, love
– Haydutlar gösteriyorsun, aşkım.
I wanna get with you
– Seninle olmak istiyorum

You’re so beautiful
– Çok güzelsin
So damn beautiful
– Çok güzel
Said you’re so beautiful
– Çok güzelsin dedi
So damn beautiful
– Çok güzel

You’re so beautiful
– Çok güzelsin
Beautiful
– Güzel
Beautiful
– Güzel
Beautiful
– Güzel
You’re so beautiful
– Çok güzelsin
Beautiful
– Güzel
Beautiful
– Güzel
Beautiful
– Güzel
You’re so beautiful
– Çok güzelsin

Like the clouds, you
– Bulutlar gibi, sen
Drift me away, far away (yeah)
– Beni Uzaklaştır, uzaklara (Evet)
And like the sun, you
– Ve güneş gibi, sen
Brighten my day, you brighten my day (yeah)
– Günümü aydınlat, günümü aydınlat (Evet)
I never wanna see you cry, cry, cry
– Asla ağladığını görmek istemiyorum, ağla, ağla
And I never wanna tell a lie, lie, lie
– Ve asla yalan söylemek istemiyorum, yalan, yalan
Said I never wanna see you cry, cry, cry
– Hiç ağladığını görmek, ağlamak, ağlamak istiyorum ” dedi
And I never wanna tell a lie, lie, lie
– Ve asla yalan söylemek istemiyorum, yalan, yalan

I see you in the club
– Seni kulüpte görüyorum.
You gettin’ down good
– İyi gidiyorsun
I wanna get with you, yeah
– Seninle olmak istiyorum, Evet
I see you in the club
– Seni kulüpte görüyorum.
You showin’ thugs, love
– Haydutlar gösteriyorsun, aşkım.
I wanna get with you
– Seninle olmak istiyorum

You’re so beautiful
– Çok güzelsin
So damn beautiful
– Çok güzel
Said you’re so beautiful
– Çok güzelsin dedi
So damn beautiful
– Çok güzel

You’re so beautiful
– Çok güzelsin
Beautiful
– Güzel
Beautiful
– Güzel
Beautiful
– Güzel
You’re so beautiful
– Çok güzelsin
Beautiful
– Güzel
Beautiful
– Güzel
Beautiful
– Güzel
You’re so beautiful
– Çok güzelsin

Kardinal told you
– Kardinal söyledi
Whether the sky blue or yellow
– Gökyüzü mavi veya sarı olsun
This fella ain’t that mellow
– Bu adam o kadar yumuşak değil mi
If it ain’t about you (you)
– Eğer seninle ilgili değilse (sen)
Hourglass shape make the place go (oh)
– Kum saati şekli yer gitmek yapmak (oh)
Waistline makes my soldier salute
– Bel benim asker selamı yapar
I’ma brute (brute)
– Ben kaba (kaba)

High from your high heel game
– Yüksek topuk oyunundan yüksek
High heels push up ya a- last name
– Yüksek topuklu push up ya a – soyadı
And you livin’ in the fast lane
– Ve sen hızlı şeritte yaşıyorsun
Eyes like an angel (goddess)
– Bir melek gibi gözler (tanrıça)
Watch my yellin’ as she undress
– Soyunurken bağırışımı izle

Spotless, heartless, bad to the bone
– Lekesiz, kalpsiz, kemiğe kötü
Make me wanna go put me in the triple-X zone (zone)
– Beni triple – x bölgesine koymak istiyorum (bölge)
Lames don’t know how to talk to you
– Lames seninle nasıl konuşacağını bilmiyor
So let me walk with you, hold my hand
– Bu yüzden seninle yürüyeyim, elimi tut
I’ma spend them grands, but after you undress
– Büyükanneleri harcayacağım, ama soyunduktan sonra
Not like a hooker, but more like a princess
– Bir fahişe gibi değil, daha çok bir prenses gibi
Queen, empress, president
– Kraliçe, İmparatoriçe, Başkan
Pull anywhere you go on Earth
– Yeryüzünde nereye giderseniz gidin çekin
‘Cause you’re beautiful (okay?)
– Çünkü sen güzelsin (tamam mı?)

I see you in the club
– Seni kulüpte görüyorum.
You gettin’ down good
– İyi gidiyorsun
I wanna get with you (ooh, yeah)
– Seninle olmak istiyorum (ooh, Evet)
I see you in the club
– Seni kulüpte görüyorum.
You showin’ thugs, love
– Haydutlar gösteriyorsun, aşkım.
I wanna get with you
– Seninle olmak istiyorum

You’re so beautiful
– Çok güzelsin
So damn beautiful
– Çok güzel
Said you’re so beautiful
– Çok güzelsin dedi
So damn beautiful
– Çok güzel

You’re so beautiful
– Çok güzelsin
Beautiful
– Güzel
Beautiful
– Güzel
Beautiful
– Güzel
You’re so beautiful
– Çok güzelsin
Beautiful
– Güzel
Beautiful
– Güzel
Beautiful
– Güzel
You’re so beautiful
– Çok güzelsin

Where’d you come from?
– Nereden geldin?
You’re outta this world to me (ohh-ohh)
– Sen benim için bu dünyanın dışındasın (ohh-ohh)
You’re a symbol of what ev’ry beautiful woman should be (oooh wee, ohh-ohh)
– Sen her güzel kadının ne olması gerektiğinin bir sembolüsün (oooh wee, ohh-ohh)

I never wanna see you cry, cry, cry (you cry)
– Asla ağladığını görmek istemiyorum, ağla, ağla (ağla)
And I never wanna tell a lie, lie, lie (oh yeah)
– Ve asla yalan söylemek istemiyorum, yalan, yalan (oh evet)
Said I never wanna see you cry, cry, cry (ohhhh)
– Asla ağladığını görmek istemediğimi söyledi, ağla, ağla (ohhhh)
And I never wanna tell a lie, lie, lie (lieee)
– Ve asla yalan söylemek istemiyorum, yalan, yalan (lieee)

I see you in the club
– Seni kulüpte görüyorum.
You gettin’ down good
– İyi gidiyorsun
I wanna get with you (ooh, yeah)
– Seninle olmak istiyorum (ooh, Evet)
I see you in the club
– Seni kulüpte görüyorum.
You showin’ thugs, love
– Haydutlar gösteriyorsun, aşkım.
I wanna get with you
– Seninle olmak istiyorum

You’re so beautiful
– Çok güzelsin
So damn beautiful
– Çok güzel
Said you’re so beautiful
– Çok güzelsin dedi
So damn beautiful
– Çok güzel
You’re so beautiful
– Çok güzelsin

Vielen Dank für Ihr Interesse an unserem Artikel. Wir hoffen, dass diese Informationen für Sie von großem Wert sind.

Leave a Reply

Your email address will not be published.