Home » Leonard Cohen – Take This Waltz İngilizce Şarkı Sözleri Türkçe Anlamları | Die Website, die die umfassendsten Musikakkorde bietet

Leonard Cohen – Take This Waltz İngilizce Şarkı Sözleri Türkçe Anlamları | Die Website, die die umfassendsten Musikakkorde bietet

by Mein GroBer
Leonard Cohen – Take This Waltz İngilizce Şarkı Sözleri Türkçe Anlamları

Suchen Sie nach einem Thema Leonard Cohen – Take This Waltz İngilizce Şarkı Sözleri Türkçe Anlamları, richtig? Wenn ja, dann kannst du es dir gleich hier ansehen.

Leonard Cohen – Take This Waltz İngilizce Şarkı Sözleri Türkçe Anlamları | Viele andere Song-Akkorde findest du hier



Now in Vienna there’s ten pretty women
– Şimdi Viyana’da on Güzel kadın var
There’s a shoulder where death comes to cry
– Ölümün ağlamaya başladığı bir omuz var
There’s a lobby with nine hundred windows
– Dokuz yüz pencereli bir lobi var
There’s a tree where the doves go to die
– Güvercinlerin ölmeye gittiği bir ağaç var.
There’s a piece that was torn from the morning
– Sabahtan beri yırtılmış bir parça var.
And it hangs in the Gallery of Frost
– Ve Frost galerisinde asılı
Ay, ay, ay, ay
– Ay, ay, ay, ay
Take this waltz, take this waltz
– Bu valsi al, bu valsi al
Take this waltz with the clamp on its jaws
– Bu valsi çenelerinde bir kelepçe ile alın

Oh I want you, I want you, I want you
– Oh seni istiyorum, seni istiyorum, seni istiyorum
On a chair with a dead magazine
– Ölü bir dergi ile bir sandalyede
In the cave at the tip of the lily
– Zambakın ucundaki mağarada
In some hallway where love’s never been
– Aşkın hiç olmadığı bir koridorda
On a bed where the moon has been sweating
– Ay’ın terlediği bir yatakta
In a cry filled with footsteps and sand
– Ayak sesleri ve kumla dolu bir ağlamada
Ay, ay, ay, ay
– Ay, ay, ay, ay
Take this waltz, take this waltz
– Bu valsi al, bu valsi al
Take its broken waist in your hand
– Kırık belini eline al

This waltz, this waltz, this waltz, this waltz
– Bu vals, bu vals, bu vals, bu vals
With its very own breath of brandy and death
– Kendi brendi ve ölüm nefesi ile
Dragging its tail in the sea
– Kuyruğunu denizde sürükleyerek

There’s a concert hall in Vienna
– Viyana’da bir konser salonu var
Where your mouth had a thousand reviews
– Ağzının binlerce yorumu olduğu yer
There’s a bar where the boys have stopped talking
– Çocukların konuşmayı bıraktığı bir bar var.
They’ve been sentenced to death by the blues
– Blues tarafından ölüm cezasına çarptırıldılar
Ah, but who is it climbs to your picture
– Ah, ama kim resminize tırmanıyor
With a garland of freshly cut tears?
– Taze kesilmiş gözyaşlarından oluşan bir çelenkle mi?

See also  Anita Meyer – The Alternative Way İngilizce Şarkı Sözleri Türkçe Anlamları | Die Website, die die umfassendsten Musikakkorde bietet

Ay, ay, ay, ay
– Ay, ay, ay, ay
Take this waltz, take this waltz
– Bu valsi al, bu valsi al
Take this waltz it’s been dying for years
– Bu valsi al yıllardır ölüyor

There’s an attic where children are playing
– Çocukların oynadığı bir çatı katı var
Where I’ve got to lie down with you soon
– Yakında seninle yatmak zorunda kalacağım yer
In a dream of Hungarian lanterns
– Macar fenerlerinin rüyasında
In the mist of some sweet afternoon
– Bazı tatlı öğleden sonra sis içinde
And I’ll see what you’ve chained to your sorrow
– Ve üzüntüne ne zincirlediğini göreceğim
All your sheep and your lilies of snow
– Tüm koyunlarınız ve kar zambaklarınız
Ay, ay, ay, ay
– Ay, ay, ay, ay
Take this waltz, take this waltz
– Bu valsi al, bu valsi al
With its “I’ll never forget you, you know!”
– “Seni asla unutmayacağım, biliyorsun!”

This waltz, this waltz, this waltz, this waltz
– Bu vals, bu vals, bu vals, bu vals
With its very own breath of brandy and death
– Kendi brendi ve ölüm nefesi ile
Dragging its tail in the sea
– Kuyruğunu denizde sürükleyerek

And I’ll dance with you in Vienna
– Ve seninle Viyana’da dans edeceğim
I’ll be wearing a river’s disguise
– Nehir kılığına girmiş olacağım.
The hyacinth wild on my shoulder
– Omzumda sümbül vahşi
My mouth on the dew of your thighs
– Uyluk çiğ ağzımı
And I’ll bury my soul in a scrapbook
– Ve ruhumu bir not defterine gömeceğim
With the photographs there, and the moss
– Orada fotoğraflar ve yosun ile
And I’ll yield to the flood of your beauty
– Ve ben senin güzelliğinin seline boyun eğeceğim
My cheap violin and my cross
– Ucuz kemanım ve haçım

And you’ll carry me down on your dancing
– Ve sen beni dansına taşıyacaksın
To the pools that you lift on your wrist
– Bileğinize kaldırdığınız havuzlara
Oh my love, oh my love
– Oh aşkım, oh aşkım
Take this waltz, take this waltz
– Bu valsi al, bu valsi al
It’s yours now, it’s all that there is
– Artık senin, hepsi bu

See also  Mad Clip, Eleni Foureira & Skive – Mporei Yunanca Şarkı Sözleri Türkçe Anlamları | Die Website, die die umfassendsten Musikakkorde bietet

Weitere nützliche Informationen finden Sie hier: Weitere Informationen

Leonard Cohen – Take This Waltz İngilizce Şarkı Sözleri Türkçe Anlamları und Suchanfragen zu diesem Thema

#Leonard #Cohen #Waltz #İngilizce #Şarkı #Sözleri #Türkçe #Anlamları

Leonard Cohen – Take This Waltz İngilizce Şarkı Sözleri Türkçe Anlamları

>>Weitere nützliche Informationen von uns finden Sie hier: https://german.xemloibaihat .com.

Überprüfe die Informationen zum Thema Leonard Cohen – Take This Waltz İngilizce Şarkı Sözleri Türkçe Anlamları noch einmal



Now in Vienna there’s ten pretty women
– Şimdi Viyana’da on Güzel kadın var
There’s a shoulder where death comes to cry
– Ölümün ağlamaya başladığı bir omuz var
There’s a lobby with nine hundred windows
– Dokuz yüz pencereli bir lobi var
There’s a tree where the doves go to die
– Güvercinlerin ölmeye gittiği bir ağaç var.
There’s a piece that was torn from the morning
– Sabahtan beri yırtılmış bir parça var.
And it hangs in the Gallery of Frost
– Ve Frost galerisinde asılı
Ay, ay, ay, ay
– Ay, ay, ay, ay
Take this waltz, take this waltz
– Bu valsi al, bu valsi al
Take this waltz with the clamp on its jaws
– Bu valsi çenelerinde bir kelepçe ile alın

Oh I want you, I want you, I want you
– Oh seni istiyorum, seni istiyorum, seni istiyorum
On a chair with a dead magazine
– Ölü bir dergi ile bir sandalyede
In the cave at the tip of the lily
– Zambakın ucundaki mağarada
In some hallway where love’s never been
– Aşkın hiç olmadığı bir koridorda
On a bed where the moon has been sweating
– Ay’ın terlediği bir yatakta
In a cry filled with footsteps and sand
– Ayak sesleri ve kumla dolu bir ağlamada
Ay, ay, ay, ay
– Ay, ay, ay, ay
Take this waltz, take this waltz
– Bu valsi al, bu valsi al
Take its broken waist in your hand
– Kırık belini eline al

This waltz, this waltz, this waltz, this waltz
– Bu vals, bu vals, bu vals, bu vals
With its very own breath of brandy and death
– Kendi brendi ve ölüm nefesi ile
Dragging its tail in the sea
– Kuyruğunu denizde sürükleyerek

There’s a concert hall in Vienna
– Viyana’da bir konser salonu var
Where your mouth had a thousand reviews
– Ağzının binlerce yorumu olduğu yer
There’s a bar where the boys have stopped talking
– Çocukların konuşmayı bıraktığı bir bar var.
They’ve been sentenced to death by the blues
– Blues tarafından ölüm cezasına çarptırıldılar
Ah, but who is it climbs to your picture
– Ah, ama kim resminize tırmanıyor
With a garland of freshly cut tears?
– Taze kesilmiş gözyaşlarından oluşan bir çelenkle mi?

See also  Baribut Gang – Ko Buat Sa Nyaman Endonezce Şarkı Sözleri Türkçe Anlamları | Die Website, die die umfassendsten Musikakkorde bietet

Ay, ay, ay, ay
– Ay, ay, ay, ay
Take this waltz, take this waltz
– Bu valsi al, bu valsi al
Take this waltz it’s been dying for years
– Bu valsi al yıllardır ölüyor

There’s an attic where children are playing
– Çocukların oynadığı bir çatı katı var
Where I’ve got to lie down with you soon
– Yakında seninle yatmak zorunda kalacağım yer
In a dream of Hungarian lanterns
– Macar fenerlerinin rüyasında
In the mist of some sweet afternoon
– Bazı tatlı öğleden sonra sis içinde
And I’ll see what you’ve chained to your sorrow
– Ve üzüntüne ne zincirlediğini göreceğim
All your sheep and your lilies of snow
– Tüm koyunlarınız ve kar zambaklarınız
Ay, ay, ay, ay
– Ay, ay, ay, ay
Take this waltz, take this waltz
– Bu valsi al, bu valsi al
With its “I’ll never forget you, you know!”
– “Seni asla unutmayacağım, biliyorsun!”

This waltz, this waltz, this waltz, this waltz
– Bu vals, bu vals, bu vals, bu vals
With its very own breath of brandy and death
– Kendi brendi ve ölüm nefesi ile
Dragging its tail in the sea
– Kuyruğunu denizde sürükleyerek

And I’ll dance with you in Vienna
– Ve seninle Viyana’da dans edeceğim
I’ll be wearing a river’s disguise
– Nehir kılığına girmiş olacağım.
The hyacinth wild on my shoulder
– Omzumda sümbül vahşi
My mouth on the dew of your thighs
– Uyluk çiğ ağzımı
And I’ll bury my soul in a scrapbook
– Ve ruhumu bir not defterine gömeceğim
With the photographs there, and the moss
– Orada fotoğraflar ve yosun ile
And I’ll yield to the flood of your beauty
– Ve ben senin güzelliğinin seline boyun eğeceğim
My cheap violin and my cross
– Ucuz kemanım ve haçım

And you’ll carry me down on your dancing
– Ve sen beni dansına taşıyacaksın
To the pools that you lift on your wrist
– Bileğinize kaldırdığınız havuzlara
Oh my love, oh my love
– Oh aşkım, oh aşkım
Take this waltz, take this waltz
– Bu valsi al, bu valsi al
It’s yours now, it’s all that there is
– Artık senin, hepsi bu

Vielen Dank für Ihr Interesse an unserem Artikel. Wir hoffen, dass diese Informationen für Sie von großem Wert sind.

You may also like

Leave a Comment